Tarımdan otomobile, savunmadan havacılık ve uzay sanayine kadar pek çok sektör artık teknolojiye yatırım yapıyor. Günümüzde ihracat potansiyeli yüksek girişim ve iş modelleri de ya teknoloji geliştiriyor ya da teknolojiyi etkin şekilde kullanan çözümler üretiyor.


Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı da 2001 yılında uygulamaya konulan ve günümüzde faal olan 89 Teknoloji Geliştirme Bölgesinde teknoloji ile mal veya hizmet üretmek isteyen girişimcileri destekliyor. Bilinen adıyla Teknopark’lar parlak girişim fikirleri, üniversitelerin bilgi birikimi ve sanayi arasında kurulabilecek iş birliklerine ev sahipliği yapıyor.


10 binden fazla firma 110 binden fazla personel teknoloji geliştiriyor


Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Ar-Ge Teşvikleri Genel Müdürlüğü’nün açıkladığı veriler, Teknopark’ların teknoloji gelişimine ve ihracata olan katkısını gözler önüne seriyor. Mart 2024 verilerine göre 89 teknoloji geliştirme merkezinde 10 bin 420 firma ve 111 bin 77 personel fikirlerini ticarileştirerek büyüme hedefiyle çalışıyor. Bu firmaların yüzde 52,22’si sistem, veri tabanı, network, web sayfası vb. yazılımları ile müşteriye özel yazılımların kodlanması gibi bilgisayar programlama üzerine çalışıyor.


Teknoloji Geliştirme Bölgeleri’nde girişimlere verilen destekler ekonomik olarak da meyve vermeye başlamış durumda. Teknoparklar’dan şimdiye kadar yapılan toplam satış 459 milyar TL, toplam ihracat ise 10,6 milyar doları buldu.


“Ben bunları evde yapamazdım”


Burak Şükrü Çetinkaya, Teknopark bünyesinde ihracat hedefiyle teknoloji geliştiren yüzlerce kişiden biri. Çetinkaya, kurduğu Quark Optical isimli firmayla özellikle sınır karakollarında telsiz haberleşmesinin saldırılardan etkilenmeden çalışabilmesini sağlayan optik haberleşme sistemi geliştiriyor.


İlk satışını ASELSAN’a gerçekleştiren Çetinkaya’nın girişim hikayesi, bir savunma sanayi şirketinde çalıştığı sırada ithal edilemeyen bir ürün ile başlamış.


“Fark ettim ki burada Türkiye’nin bir ihtiyacı var, tekelleşmiş global şirketler var. Pandemi döneminde ‘Biz bunu yapabilir miyiz?’ diye sürece başlayıp, bir buçuk yıl çalıştıktan sonra da TÜBİTAK desteğiyle şirketimizi kurduk.”

Türkiye’nin teknoloji girişimleri Teknopark’lardan dünyaya açılıyor


Çetinkaya, Teknopark’ın özellikle ticarileşme ve büyüme sürecinde kendisine önemli katkılar sağladığını anlatıyor:


Teknopark İstanbul’a gelmeden önce evin bir odasını ofise çevirmiştim. Bunun ön muhasebesi, donanımı, yazılımı bütün her şey komple sizde oluyor. Oradayken hem maddi hem de psikolojik olarak bayağı bir zorluktaydım. Bir ürün ne kadar iyi olursa olsun anlatamadıktan sonra anlamı yok. Ben bunları karşı tarafa anlatma kısmını evde yapamazdım. Teknopark’ın bir iş geliştirme birimi var. Orada diğer firmalarla direkt konuşabiliyoruz. Teknopark İstanbul’un teknoloji transfer ofisi var. Burada yaptığımız ürünlerin patentleme, fikri mülkiyet haklılarının nasıl alınacağı konusunda sorup danışabileceğimiz kişiler var. Yani bir iş fikriniz, bir girişiminiz varsa kesinlikle bir ekosistemin içerisinde olmanız gerekiyor.


“Biz doğru yerde ve doğru zamanda teknoloji geliştiriyoruz”


Baba mesleği dolayısıyla tarımın içinde büyüyen ve bilgisayar yüksek mühendisi olan Ömer Faruk Koç, tarımda gördüğü problemleri çözme hedefiyle 2019 yılında TÜBİTAK’tan aldığı bireysel genç girişimci desteğiyle girişim yolculuğuna başlamış.


Ömer Faruk Koç kurucusu olduğu Move On firması ile bugün Teknopark İstanbul’da yapay zeka destekli tarım teknolojileri geliştirerek verimliliği arttırma yönünde ürün ve hizmetler sunuyor.


“Birçok insan çiftçilik tarım yapabiliyor ama nitelikli ve verimli tarım yapan insan sayısı çok az. Özellikle hasat sırasındaki kayıp ürünler, verimsizlikler, fazla gübre ve kimyasal kullanımı gibi pek çok sorunu biz dijital ve veriye dayalı tekniklerle çözüyoruz. Kamera görüntülerinden elde ettiğimiz verilere göre yüzde sekiz kayıp ürün var. Yani çiftçi üretiyor, hemen hemen onda birini satamıyor. O yüzde sekiz verimsizliği biz sıfıra indirebildiğimizi gördük.”

Türkiye’nin teknoloji girişimleri Teknopark’lardan dünyaya açılıyor


Pandemi döneminde kurulan yeni bir girişim ve firma olmanın getirdiği çeşitli zorluklara rağmen sahaya inerek teknoloji geliştirdiklerini dile getiren Koç, uluslararası pazarda rekabet etme hedefiyle çalıştıklarını ve devlet desteklerinin bu yolculukta önemli olduğunu şu sözlerle anlattı:


TÜBİTAK bize basiretli bir tacir olmanın yolunu açtı. Yani girişim kurarak, şirketleşerek, bir şeyler yapabilmenin ışığını gösterdi bize. Biz o ışığı aldık, bugünlere taşıdık. Anonim şirketi olduk, yatırım aldık, büyüdük, uluslararası arenada boy gösteriyoruz. Teknoparkların da burada bize ofis ve atölye imkanı sunması, uluslararası girişimcilik etkinliklerinde bizi desteklemeleri görünmeyenin yanında görüneni de yapmamızı sağladı.


“Girişimlerin hızla yükselmesinde devlet destekleri önemli rol oynuyor”


Teknopark İstanbul’da şirketleşmiş ve uluslarası piyasada rekabet için teknoloji geliştiren girişimlerden biri de Alloy Additive. Kendi geliştirdikleri üç boyutlu metal yazıcı sistemleriyle paslanmaz çelik alaşımlarının yanı sıra nikel ve titanyum alaşımları gibi malzemelerle parça baskısı yapan firma, havacılık, savunma, otomotiv ve enerji gibi birçok sektörle faaliyet gösteriyor. İş geliştirme yöneticisi Sema Dinç, şirketin çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi:


Bizim hizmet verdiğimiz sektörlerin başında savunma sanayi ve havacılık geliyor. Burada da hafiflik ve aynı zamanda kıymetli metaller kullanıldığı için ham madde konusunda sarfiyatın çok az olması önemsenir. Bizim yaptığımız yöntemde ham madde sarfiyatı yok denecek ölçüde azaltılarak imal edilir. Bu anlamda bizim yaptığımız iş çok önemli bir hale geliyor.


Türkiye’nin teknoloji girişimleri Teknopark’lardan dünyaya açılıyor


Dinç, firmalarının hem ofis hem de atölyesinin Teknopark İstanbul’da yer aldığını, bu durumun özellikle satış noktasında işlerini oldukça kolaylaştırdığına dikkati çekiyor:


Burada savunma sanayinden, havacılıktan öncü firmalarla aynı ekosistemi paylaşıyoruz. Dolayısıyla da müşterimizle, müşteri adayımızla fiziksel olarak yüz yüze görüşmeyi teknopark sayesinde kolaylıkla gerçekleştirebiliyoruz.

Biz önümüzdeki engelleri önemli ölçüde kuluçka merkezleriyle aştık. Fikirlerin, girişimlerin hızla yükselmesinde kuluçka merkezlerinin aynı şekilde devlet desteklerinin önemli rol oynadığını görüyoruz. Biz de bu şekilde aldığımız TÜBİTAK ve KOSGEB destekleriyle önemli ölçüde büyüdük.

 

Paylaşmak
2024 © Güncel Haberler. Her hakkı saklıdır.